TechnoMania BLOG v 2.3 - Türkiyenin TeknoManyak BLoĞU

blogcuyum, blogcusun, blogcu …

Gözler Kalbin Aynasıdır..!


http://imageadd.com/out.php/i7972_glm2.gif

GÖZLER KALBİN AYNASIDIR  

Gönül bir aşk yuvasıdır
Ümit aşkın rüyasıdır
Seviyorsun hayır deme  
Gözler kalbin aynasıdır  

Gözler kalbin aynasıdır  
Yalan nedir bilmez onlar  
Siyah, mavi, yeşil olsun  
Aşkı inkar etmez onlar
 
Şiir gibi roman gibi  
Okuyorum bak aşkını  
Öylece bak gözlerime  
Çevirme hiç bakışını  

Gözler kalbin aynasıdır  
Her bakışta bir söz vardır  
Acı olsun tatlı olsun
Orda kalpten bir iz vardır  

Yağmur gibi damla damla  
Seven gözler konuşurlar  
Gözden kalbe bir yol gider
Ayrılanlar kavuşurlar

BİR GÜL




Odamın penceresi
bir bahçeye bakar
bahçe çırılçıplak
kurumuş ağaçlar
bir kız bilirim
hep ayni günde
ayni saatte
aydınlık iplere
çamaşır asar

Odamın penceresi
bir bahçeye bakar
bahçe bütün bahçeler gibi ıssız
tarumar olmuş çiçekler perişan
sadece bir gül var
kızın gözlerinde
şimşek şimşek açan

Severek Ayrılanlar


Yenildim






Hep gidenlerin yasını tuttu yüreğim…
Gitmelerim olmadı ki benim..
Gidenlere tanık oldum da,
Bir ben ögrenemedim gitmeyi...
Fırsatım olmadı belki de..
Gidişlere aglarken, gitmelere varamadım..
Gitmek icin gelenlere actım gözlerimi..
Sonra ne mi oldu?
İzledim sessizce gidişleri…

İzlerken, kendimi unutmusum…
Sarılmışım yalnızlığıma…
Anladım artık…!
Gidenlere ait benim sevmelerim..
Ben…
En koyu şahidiyim gitmelerin…
Özlemlerim var, gidişlere dair…

Kimbilir, yenilenlerdenim belki de…!
Eger yenilgi, susmaksa caresizlige…
Yenildim!
Eger yenilgi, korkmaksa yarından...
Ben Yenildim!

Suskunluğum, ansızın gelişlere..
Korkularım, kaçınılmaz gidişlere…
Yenilişim, sonlara…
Şimdi, kabuguma çekildim..
Şah yanımda..
Son hamleyi bekliyorum…
Öğrendim büyürken...
Sonlar acı olur, kimilerine…

Ah Ulan Rıza...(Y.Hayaloğlu)


Ah Ulan Rıza

Neden hala gelmedi, yoksa
Saati mi şaşırdı bu hıyar?
Gerçi hiç saati olmadı ama
En azından birine sorar.

Cebimde bir lira desen yok,
Madara olduk meyhaneye!
Ah eşşek kafam benim,
Nasıl da güvendim bu hergeleye!

Gelse balığa çıkacaktık,
Ne çekersek kızartıp birayla yutacaktık.
Kafamız tam olunca, şarkılar döktürüp
Enteresan hayallere dalacaktık.

Bu sandalı geçen hafta denk getirip
Çalıntıdan düşürdük.
Arkadaşlar ısrar etti,
Biz de, iyi olur, bize uyar diye düşündük.

Saat sekizde gelecekti,
Bana birkaç milyon borç verecekti.
Yoksa o nemrut karısı kaçtı da
Onun peşinden mi gitti?

Eğer öyleyse yandık,
Gudubet gene yaptı yapacağını!
Geçen sene de merdivenden itip
Kırmıştı Rıza' nın bacağını.

Abi, kadında boy şu kadar;
Kalça fırıldak, göz patlak, kafa çatlak!
Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,
Ya horlarken Rıza' yı boğacak!

Bak şimdi acıdım, aşkolsun adama,
Ben olsam, vallahi baş edemem!..
Hele beş tane velet var ki boy-boy,
Allah'tan düşmanıma dilemem!

Aslında iyi çocuktur Rıza, efendi huyludur,
Herkesin suyuna gider.
Yoksa, kalıba vursan hani,
Tek başına on tane adam eder!

Bir keresinde, hiç unutmam
Üç-beş zibidi haraca dadandı;
Rıza, sandalyeyi kaptığı gibi
Herifleri hastaneye kadar kovaladı!

Aynı mahallede büyüdük, aynı kızları sevdik,
Aynı kafadaydık.
Orta ikiden bıraktık, matematik ağır geliyordu,
Biz, başka havadaydık.

Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır,
Aynı takımı tutardık.
Fener' in her maçında iddialaşıp
Millete az mı yemek ısmarladık!..

Bir tek askerde ayrıldık,
Bana Bornova düştü, ona Gelibolu.
Döner dönmez evlendirdiler,
En büyük salaklığı da bu oldu!..

Bense hiç düşünmedim, zaten param da yoktu.
Hep tek tabanca gezdim.
Benim beğendiğimi anam istemedi,
Onun gösterdiğini ben sevmedim.

Neyse bunlar derin mevzu...
Anlaşıldı, bu herif artık gelmeyecek.
Ufaktan yol alayım
Anam evde yalnız, şimdi merakından ölecek!..

Gittim, vurup kafayı yattım;
Rüyamda gördüm, gülümseyerek geldiğini.
Ne bilirdim, yolda kamyon çarpıp
Hastaneye kavuşmadan can verdiğini!..

Vay be Rıza!..
Sonunda sen de düşüp gittin Azrail'in peşine!
Dün, boşuna günahını almışım,
Ne olur, kızma bu kardeşine!

Öğlen kahvede söylediler, Rıza öldü, dediler
Ne kolay söylediler!
Sanki dev bir taş ocağını
Kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler!

Ah dostum... o kocaman gövdene
O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?
O zalim tabutun tahtalarını
Senin üstüne nasıl böyle çivilediler?

Yani sen şimdi gittin, yani yoksun,
Yani bir daha olmayacak mısın?
Yani bir daha borç vermeyecek,
Bir daha bira ısmarlamayacak mısın?

Peki beni kim kızdıracak,
Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?
Peki, beni bu köhne dünyada
Senin anladığın kadar kim anlayacak?

Ulan Rıza... ne hayallerimiz vardı oysa,
Ne acayip şeyler yapacaktık...
Totoyu bulunca dükkan açacak,
Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık.

Talih yüzümüze gülecekti be!..
Karıyı boşayıp sıfır mersedes alacaktık.
Hafta sonu iki yavru kapıp
Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık!

Ah ulan Rıza... bu mahallenin,
Nesini beğenmedin de öte yere taşındın?
Ara sıra gıcıklaşırdın ama inan ki,
Benim en kral arkadaşımdın!..

Ah ulan Rıza... ben şimdi,
Bu koca deryada tek başıma ne halt ederim?
Senden ayrılacağımı sanma,
Bir kaç güne kalmaz, ben de gelirim!..

Yusuf Hayaloğlu

♥ Askerİm Asker ♥


<<Önceki Sayfa |1/ 14|

program indir Free Software Download Driver Ara Youtube İzle